| Gonore (Bel Soğukluğu) |
|
Gonore cinsel yolla bulaşan yaygın hastalıklardan olup, hastalığa Neisseria gonorrhoeae (Şekil 1) bakterisi neden olmaktadır. N. Gonorrhea üreme sisteminin serviks, rahim, fallop tüpü, üretra gibi sıcak ve nemli bölgelerinde kolayca çoğalabilmektedir. Ayrıca N. Gonorrhea ağız, boğaz, göz ve anüs bölgelerinde de saptanabilmektedir.1
Gonore; penis, vajina, ağız ve anüs temasıyla bulaşabilmektedir. Bakterinin bulaşabilmesi için boşalma gerekmemektedir. Hastalığın anal veya oral yolla da bulaşabilmesi nedeniyle homoseksüel ilişkilerde de taşınması söz konusudur. Gonore hastaları partnerleri ile birlikte tedavi edilmezse hastalık tekrar bulaşabilmektedir. Ayrıca hastalık; hamile anneden çocuğa, vajinal doğum esnasında geçebilmektedir. 1 Bununla beraber, 1972-1979 yıllarında yapılan araştırmalarda; laboratuvar ortamında Neisseria gonorrhoeae’nin tuvalet kağıdında 3 saat, klozet kenarında ve havluda 24 saate yakın yaşayabildiği saptanmıştır.10 Gonorenin (Bel Soğukluğu) semptomları nelerdir? Erkeklerin genital bölge enfeksiyonlarının yaklaşık %10’unda hiçbir belirti gözlenmemektedir.2 Ancak, bazı erkeklerde semptomlar, bulaşma sonrası 2 - 5 gün içinde belirgin hale gelebilirken bu süre 30 günü de bulabilmektedir. 1,2
Kadınların genital bölge enfeksiyonlarının yaklaşık %50’sinde belirti gözlenmemekte veya hafif seyretmektedir.2 Semptomların gözlendiği vakalarda bile gonore belirgin olarak teşhis edilememektedir. Gonore taşıyan kadınlarda semptomlar gözlenmese de ciddi komplikasyon riskleri bulunmaktadır.1
Rektum bölgesindeki bazı enfeksiyonlarda semptom gözlenmemekte iken; anal kaşıntı, ağrı, kanama ve ağrılı bağırsak hareketleri gibi semptomlar da gözlenebilmektedir. Ayrıca boğaz bölgesindeki bazı enfeksiyonlarda semptom gözlenmezken bazı vakalarda ağrı olabilmektedir.1 Gonore (Bel Soğukluğu) görülme sıklığı ne kadardır?
Ayrıca ABD’de 2007 yılında belirlenen vakaların 355.991’inde gonore saptanmasına karşın4 CDC (Center for Disease Control) bu sayının 700.000 civarında olduğunu tahmin etmektedir.1 ABD’de 1970’lerde başlanan gonore kontrol programı sayesinde, 2007 yılında gonore hastalarının 100.000’lik popülasyondaki oranı 118’e inmiştir (Şekil 4). 3 Gonorenin (Bel Soğukluğu) tedavi edilmediğinde oluşturabileceği komplikasyonlar nelerdir? Tedavi edilmeyen gonore, kadınlarda ve erkeklerde çok ciddi sağlık problemlerine yol açabilmektedir. Kadınlarda genellikle pelvik inflamatuar hastalığa (PID) yol açmakta olup ABD’de her yıl 1 milyon PID hastası belirlenmektedir. PID fallop tüplerine zarar veren, infertiliteye veya dış gebeliğe neden olan bir hastalıktır. PID; çok hafif seyredebileceği gibi ateş ve karın ağrısı gibi ciddi semptomlara da neden olabilmektedir. PID rahim ağzından başlayarak, iç bölgelerde enfeksiyona neden olmakta ve uzun dönemde kronik pelvik ağrıya dönüşmektedir.1 Erkeklerde ise gonore epididimitise neden olmaktadır. Epididimitis; spermleri testislerden üretraya (idrar kanalı) taşıyan epididimis adı verilen organımızın enfeksiyonu olup tedavi edilmediğinde infertiliteye yol açabilmektedir.1 Gonore kan veya eklemlere yayılabilmekte ve hayatı tehdit eden bir hastalık haline gelebilmektedir. Ayrıca gonore hastalığı, hastanın HIV ile infekte olma olasılığını arttırmaktadır. Gonore taşıyan hamile kadınlarda, doğum esnasında bebeğe bakteri bulaşabilmektedir. Bu durum bebekte; körlüğe, eklem veya kan enfeksiyonuna neden olabildiğinden, enfeksiyonun bulunduğu durumlarda tedaviye başlanarak komplikasyon riskinin düşürülmesi hedeflenmektedir.1 Gonore (Bel Soğukluğu) nasıl teşhis edilir? Serviks, üretra, rektum veya boğaz bölgesinden alınan örneklerle çeşitli laboratuar testleri yapılmaktadır. Bu testlerden en yaygınları; kültür çalışması, mikroskopi, enzim immunoassay (ELIZA) ve polimeraz zincir reaksiyonu (PCR)’dur. Bu metodlar arasında PCR; gonorenin tespiti için en güvenilir (altın standard) metot olarak gösterilmektedir.2,5 Gonore (Bel Soğukluğu) tanısında moleküler analizin önemi nedir? Gonore varlığının erken teşhisi, hastalığın diğer bireylere yayılmasını ve hastalarda oluşabilecek komplikasyonları engelleme imkanı sunmaktadır. Söz konusu tanı metotları arasında PCR testi en yüksek sensitiviteye (%95-100) sahipken; geleneksel metotlar %38-50 sensitiviteyle çalışmaktadır. Bu nedenle PCR metodu kullanılmadığında, gonore hastalarının yaklaşık %45’ine yanlış/yetersiz tanı konulması söz konusu olmaktadır. Kadın ve erkeklerden; servikal ve üretral bölgeden alınan örneklerin çalışıldığı bir araştırmada; PCR, mikroskopi ve kültür metotlarının karşılaştırması yapılmış ve alınan sonuçlar Tablo 1’de gösterilmiştir.5 Tablo 1. PCR, mikroskopi ve kültür metodunun karşılaştırılması
Mikroskopi yöntemi: Genellikle gram boyamanın kullanıldığı mikroskopi yönteminde, teşhis ucuz ve hızlı gerçekleştirildiğinden, birçok hastanede tercih edilmektedir.2,5 Mikroskopi yönteminin sensitivitesi; semptomatik gonokokal üretritte %95 civarındayken, asemptomatik gonokokal üretritte, servikal ve rektal infeksiyonlarda %50’ye kadar düşmektedir.8 Bu bakımdan mikroskopi semptomatik vakalarda tercih edilen bir metottur.2 Tüm vakalar için mikroskopi yönteminin başarısı incelendiğinde, Tablo 1’de görüldüğü gibi sensitivite %38,5 civarında kalabilmektedir.2,5 Ayrıca patojenik olmayan Neisseria türleri de bulunabildiğinden, teşhis asla mikroskopik bulgulara dayandırılmamalıdır.9 Kültür yöntemi: Seçici kültür besiyerlerinin kullanıldığı kültür yöntemi, ucuz olması nedeniyle tercih edilmesine karşın; kontaminasyon probleminden dolayı, gonorenin çoğalmasında ve tespit edilmesinde sorunlar yaşanmaktadır. Tablo 1’de gösterilen sonuçlar, kültür yönteminin sensitivitesinin %34,6 civarında olduğunu ve hastalığı tanımlanmasında yetersiz olduğunu göstermiştir.2,5 Ancak kültür metodu hastalığın pratik olarak taranmasında tercih edilmektedir.2,12 ELIZA testi: Yaygın olarak kullanılan pratik ELIZA testi, ucuz ve hızlı sonuç vermesi nedeniyle tercih edilmektedir.6 Temelde test; vücudun gonoreye karşı ürettiği antikorların belirlenmesi üzerine kurulduğundan testin yapılabilmesi için bireyin bağışıklık sistemine göre, pencere dönemi denilen bir sürenin geçmesi gerekmektedir. Gonorenin inkübasyon periyodu olan 2-30 gün düşünüldüğünde, hastalığın erken dönem tespiti için ELIZA testi uygun olmamaktadır.1 Ayrıca bu pratik testin sensitivitesi üzerinde yapılan bir çalışmada, testin servikal gonore hastalarının %50’sini doğru belirleyebildiği ve %50’sine yalancı negatif sonuç verdiği belirlenmiştir.6 PCR analizi: Teşhis için sadece gonorenin DNA’sını hedefleyen PCR metodu, Tablo 1’de de gösterildiği gibi en yüksek sensitiviteye (%100) sahip olup8 hastalar için erken teşhis imkanı sunmaktadır.11 Bu nedenle PCR; gonorenin tespiti için en güvenilir (gold standard) metot olarak gösterilmekte5 ve hastalığın doğrulanması için kullanılmaktadır.12 Gonorenin (Bel Soğukluğu) tedavisi var mıdır? Gonore tedavisi için antibiyotikler kullanılmaktadır. Ancak ABD gibi bazı ülkelerde gözlenen gonorenin penisilin, tetrasiklin, spektinomisin ve florokinolon gibi bazı antibiyotiklere karşı direnci; tedaviyi zorlaştırmaktadır.7 Yapılan antibiyotik tedavisi gonorenin yok edilmesini hedef almakta olup hastalığın organlarda bıraktığı zarar geri döndürülememektedir.1 Ayrıca gonore taşıyan hastaların çoğunda klamidyaya da rastlandığından; verilen antibiyotikler klamidyayı da hedef almaktadır. Tedavi için önerilen ilaçlar düzenli biçimde kullanılmalı ve enfeksiyon taşıyan partnerle tekrar cinsel ilişkiye girilmemelidir.1 Gonoreden (Bel Soğukluğu) nasıl korunulur? Gonoreden korunmanın en kesin yolu olarak; şüpheli ilişkiden kaçınılması ve uzun dönemli, tek eşli cinsel ilişkilerin tercih edilmesi önerilmektedir. Erkeklerde ve kadınlarda kondom kullanımı, gonorenin bulaşma riskini düşürmektedir. Beklenmeyen yara, akıntı, idrar atımı esnasında yanma veya kaşıntı gibi genital semptomlar gözlendiğinde uzman bir hekime danışılması ve cinsel ilişkinin bırakılması önerilmektedir. Ayrıca gonore teşhisi konulmuş bir hasta; durumunu cinsel ilişkiye girdiği kişilerle paylaşmalı ve bu kişilere tedaviyi önermelidir.1 Referanslar 1. Centers for Disease Control and Prevention (CDC). CDC Fact Sheet Gonorrhea. 2007. http://www.cdc.gov/std/gonorrhea/gonorrhea-fact-sheet.pdf 2. European (IUSTI/WHO) Guideline on the Diagnosis and Treatment of Gonorrhoea in Adults. International Journal of STD & AIDS 2009; 20: 453–457. 3. Agacfidan, A., Moncada J. et al. Prevalence of Chlamydia trachomatis and Neisseria gonorrhoeae in Turkey Among Men With Urethritis. Sex Transm. Dis. 2001; 28(11): 630. 4. Centers for Disease Control and Prevention, National Center for HIV/AIDS, Viral Hepatitis, STD, and TB Prevention, Division of STD Prevention. Sexually Transmitted Disease Surveillance 2007. http://www.cdc.gov/std/stats07/Surv2007FINAL.pdf 5. Shipitsyna E., Guschin A. et al. Comparison of microscopy, culture and in-house PCR and NASBA assays for diagnosis of Neisseria gonorrhoeae in Russia. APMIS. 2008; 116(2):133-8 6. Donders G. G. G., Gerven V. V. et al. Rapid Antigen Tests for Neisseria gonorrhoeae and Chlamydia trachomatis Are Not Accurate for Screening Women with Disturbed Vaginal Lacto bacillary Flora. Scand J Infect Dis. 1996; 28(6):559-62. 7. Centers for Disease Control and Prevention (CDC). Antimicrobial Resistance and Neisseria gonorrhoeae. http://www.cdc.gov/STD/gonorrhea/arg/revisedARfactsheet.pdf 8. Goldman L., Ausiello D. Cecil Medicine, 23rd edition. 2008. Sf 2218-2219 9. Petersen, EE. Obstetrik ve jinekolojik infeksiyonlar. 2008. Sf 138-139 10. Neinstein LS., Goldenring J. et al. Nonsexual transmission of sexually transmitted diseases: an infrequent occurrence. Pediatrics 1984; 74(1):67-76. 11. Bhalla P., Baveja UK. et al. Simultaneous detection of Neisseria gonorrhoeae and Chlamydia trachomatis by PCR in genitourinary specimens from men and women attending an STD clinic. J. Commun Dis. 2007; 39(1):1-6 12. Ağaçfidan A., Akın, L. Türkiye’de cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar (cybe) ve hiv/aids’in sürveyans sistemine ilişkin durum analizi. T.C.Sağlık Bakanlığı, Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü. 2007. |
||||||||||||
| Son Güncelleme: Cuma, 30 Nisan 2010 18:50 |












































Erkeklerde Semptomlar:
Kadınlarda Semptomlar:
Gonore ABD’de ikinci sıklıkta gözlenen cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. İstanbul’da 1999 yılında, idrar yolu enfeksiyonu semptomları gösteren 192 erkek hastanın üzerinde yapılmış bir araştırmada; hastaların %9,4’ünde gonore saptanmıştır. Böylece gonorenin idrar yolu enfeksiyonlarında sıklıkla gözlenen bir organizma olduğu gösterilmiştir.3
